1. Ana Sayfa
  2. Adıyaman
  3. Nemrut Dağı

Nemrut Dağı

NEMRUT un Zirvesine çıkma hevesimiz bizi adeta karlar üzerinde sonlanacak bir maceraya sürükledi :)

Adıyaman Nemrut Dağı Müzedelisi (1)

Nemrut Dağı, Adıyaman’ın Kahta ilçesindedir. Doğu Anadolu Bölgesi’nin sönmüş bir volkanıdır. Yüksekliği 2.150 metre ve yüzölçümü 13.827 hektardır. Toros Dağları silsilesinde bulunan ve Dünyanın Sekizinci Harikası olarak nitelendirilen Nemrut Dağı, heykelleri ve kitabeleri ile UNESCO Dünya Kültür Mirasında yer almaktadır.

Nemrut Dağı Millî Parkı, Kahta ilçesinde Adıyaman il sınırı içerisinde kalmaktadır. İl merkezinden Kahta’ya karayolu ile ulaşım sağlanır. Nemrut Dağı’nda Kommagene Kralı’na ait Tümülüs ve kutsal alanlar, Millî Park’ın ana özelliğini teşkil etmektedir. Tümülüs 2.150 metre yüksekliğinde olup, Fırat Nehri geçitlerine hakim tepe üzerinde bulunmaktadır. Milli parka giriş yapmadan evvel tepedeki KAHTA KALESİ ni de olanca güzelliğiyle ziyaretçileri selamlıyor.

NEMRUT’un zirvesine gidebilmek için araçlarla belirli bir mesafeye kadar gelinebiliyor. Geldiğiniz tur aracından veya özel aracınızdan bir noktada inip, 3-4 km.lik bir mesafeyi orada bulunan ring yapan servis araçlarıyla geçiyorsunuz. Servis araçlarınızdan indiğiniz noktadan itibaren de sizi %75’i düzgün kaldırım veya taş döşeli güzel bir tırmanma yolundan, son %25 lik kısmı ise nispeten patikalardan oluşan bir güzergah bekliyor.

Detaylı Anlatım

Son iki km.lik mesafeyi, nefes nefese ve yokuş yukarı doğru tırmanarak tamamladığımız NEMRUT DAĞI’nın zirvesine çıkma hevesimiz, olanca yorgunluk ve hızlı hızlı tırmanmanın etkisiyle de ter içinde kalmamıza rağmen, yerlerde halen kar bulunan zirveye ulaştığımızda büyük bir hayranlık içinde kaldık. Ve herşeye DEĞDİ DOĞRUSU kelimeleri döküldü ağzımızdan..
Zira, zirveye son 200 m.lik mesafe de gidiş-geliş yanyana 30 cm lik karla kaplı patikalarda ve yan tarafından oldukça tehlikeli sayılabilecek bir uçurumvari dikey inişin olduğu, bütün bunlara rağmen ve MAALESEF hiçbir güvenlik önleminin de (korkuluk, iki kazık arasına bağlanacak halat vb.) olmadığı bir güzergah vardı.
Şahsen, buraya kadar gelebilen yaşlı yaşlı teyzelere, kucağında (belki de yaşını doldurmamış) bebekleriyle gelen aileleri görünce, onlara karşı inanılmaz bir saygı duydum.

Zirvede, NEMRUT TÜMÜLÜSÜ denilen mekanda I. Antiochos’un kendisi için yaptırdığı mezarın üzerini örtmek için 30 bin metreküp hacminde taş parçaları kullanılmış. Bu mezar doğudan, batıdan ve kuzeyden üç terasla çevrilmiş. Tanrıların sırasında bir sunak bulunmakta. Heykeller ve taş üzerindeki kabartmalar günümüze oldukça tahrip olarak gelmiştir. Doğu terasında bulunan yazıtlarda, tahtta oturan büyük heykellerin sıralanış şekli şöyledir:

Antiochos, Bereket ilahesi Fortuna Thyce, Tanrılar katının yöneticisi ve hükümdarı Zeus-Oromasdes, Apollon-Mitras, Herakles-Artagnes tanrılar tahtında yer almaktadır. Tanrıların iki yanında aslan ve kartal heykelleri koruyucu olarak bulunmaktadır.

Batı terastaki heykeller, doğu terasının simetriği olarak yapılmıştır. Ancak doğudaki sunak yerine ataların yazıtları ve kabartmalarını taşıyan dikili taşlar inşa edilmiştir. Batı terasın güney sırasında Persli ataların kabartmalarını taşıyan taş levhalar, Tanrılar tahtının karşısında ise Makedonyalı atalarına ait taş levhalar yer almaktadır. Tanrılar tahtının yanında Kommagene krallarının değişik ilahlarla tokalaşan kabartmaları bulunmaktadır. Bu kabartmalar; Antiochos ve Fortuna, Antiochos ve Zeus-Oromasdes, Antiochos ve Apollon-Mitras, Antiochos ve Herakles-Artagnes olarak yer almaktadır. Batı terasında bulunan bir diğer farklılık, aslan kabartmalı taş levhadır. Dünyanın en eski horoskopu olarak bilinir ve üstünde sağa doğru dönerek yürüyen aslan figürü vardır. Aslanın boynunda bir hilal bulunur ve gövdesi 19 yıldızla bezenmiştir. Aslanın sırtında ise üç büyük yıldız bulunmaktadır. Aslan Horoskopu’nun Kommageneliler için kutsal sayılıp, dinî bir kitabe olarak korunduğu bilinmektedir.

Kuzey terası, doğu ve batı terasını birbirine bağlayan tören yolu şeklinde düzenlenmiştir. Bu terasta Kommagene Ailesi’ne ve tanrılara ait kaideler yer almaktadır.

———————————————–
NEMRUT DAĞI’nın TARİHÇESİ  (bundan sonraki kısım için www.nemrut.gov.tr den alıntı yapılmıştır)
Doğu-Batı Medeniyetinin, 2150 m. Yükseklikte muhteşem bir piramitteki kesişme noktası, Dünyanın sekizinci harikası Nemrut. Yüksekliği on metreyi bulan büyüleyici heykelleriyle, metrelerce uzunluktaki kitabeleriyle, UNESCO Dünya Kültür Mirasında yer almaktadır.  İki bin yıldır güneşin doğuşunu ve batışını 2150 m. Yükseklikte izleyen dev heykellerin sırrının çözülmesi için KOMMAGENE UYGARLIĞI’nın keşfine gitmek gerekir.

Osmanlı İmparatorluğu’nda askeri danışman olarak görev yapan  ve tarihi eserlere  ilgi duyan Alman subay Helmut Von Moltke, 1838’de bölgedeki araştırmaları sırasında bölgedeki tarihi kalıntılar hakkında bilgi verdiği “Türkiye’deki Durum ve Olaylar Hakkında Mektuplar” adlı kitabında nedense Nemrut Dağı’ndaki heykellerden söz etmemiştir.Nemrut Dağı’nın zirvesindeki eserlerden ilk söz eden  ve bunların Asurlular’dan kalma olduğunu tahmin eden, 1881’de Diyarbakır’da yol yapım işlerinde görevli Alman Mühendis Karl Sester’dir.  Sester’in verdiği bilgiler doğrultusunda Kraliyet Akademisi tarafından araştırma yapmak üzere bölgeye gönderilen genç bilim adamı Otto Punchtein başkanlığındaki ekip, Nemrut Dağı’nın tepesindeki tümülüs ve tümülüsün doğu ve batı yanlarında oluşturulmuş teraslar üzerindeki devasa heykeller ve çeşitli kabartmalardan oluşan eserler üzerinde çalışır. Uzun çalışmalar sonunda Grekçe yazılı kitabeyi çözen Punchstein, bu eserlerin Kommagene Uygarlığı’na ait olduğunu ve Kommagene Kralı 1. Antiochos tarafından yaptırıldığını keşfeder. Antiochos’un ağzından yazılan kitabe, Nemrud Dağı’nın sırrını ve Antiochos’un yasalarını içermektedir.

Daha sonra Alman Mühendis Karl Humann ve İstanbul Arkeoloji Müzesinin kurucusu Osman Hamdi Beyin de katıldığı Nemrut Dağı çalışmaları 1953’ten 80’li yıllara kadar Amerika’lı Arkeolog Theresa Goell ve Friedrich Karl Dörner  ve 1986 yılından itibaren, Dörner’in öğrencisi Sencer Şahin tarafından sürdürülmüştür.

Kommagene Uygarlığının ortaya çıkmasını sağlayan kazılar, Nemrut Dağı’ndan başka Arsameia, Samsat ve Fırat Havzasında gerçekleştirilmiştir. Bölgede yapılan kazılarda ortaya çıkartılan taşınabilir eserler müzelerde, geri kalanları da Milli Park Alanı içerisinde korumaya alınmıştır.

Yunanca “Genler Topluluğu” anlamına gelen Kommagene, ismiyle bağdaşırcasına, Grek ve Pers Uygarlıklarının inanç, kültür ve geleneklerinin bütünleştiği güçlü bir krallıktır. Toros Dağlarındaki çeşitli yolların birleştiği noktada bulunan antik Kommagene Krallığı, Suriye’nin Kuzeyi, Hatay, Pınarbaşı, Kuzey Toroslar ve doğuda Fırat Nehri’nin çevrelediği verimli topraklarda yer almıştır. Tarıma ve hayvancılığa elverişli  ve ekonomik önemi yüksek sedir ağacı ormanlarını barındıran Kommagene topraklarının, ilk çağlardan beri yerleşim alanı olarak kullanıldığı civardaki mağara ve arkeolojik buluntulardan anlaşılmaktadır.

İ.Ö. 2000 yılının ortalarında Hitit İmparatorluğu’nun egemenliği altına girdiği tahmin edilen Kommagene yöresi’nde  Kommagene Krallığı’nın öncesi kabul edilen Kummuh Krallığı’nın olduğu ve Kummuh’un İ.Ö. 711’lerde Asurlular, İ.Ö. 605’te de Babilliler tarafından fethedildiği anlaşılmaktadır. İ.Ö. 6. Yüzyılın sonlarına doğru Kommagene toprakları Pers İmparatorluğu’nun eline geçmiştir. İ.Ö. 323’te Kommagene Bölgesinin idaresi Grek-Makedon yöneticilerin eline geçmiştir.

Antik dünyanın küçük ancak güçlü ülkesi Kommagene, baba tarafı Pers Krallarından “Krallar Kralı olarak anılan Darius’a ile, anne tarafı Makedonya Hükümdarı Büyük İskender ile akraba olan bir prensin oğlu Mithridates Kallinikos tarafından, İ.Ö. 109 yılında bağımsız bir krallık olarak kurulmuştur.

Farklı topluluklardan meydana gelen ve ayrı inanç ve kültürlere sahip Kommageneliler arasındaki birliği sağlamak konusunda büyük başarı sağlayan Mithridates Kallinikos, tanrılarla olan bağını kuvvetlendireceği ve böylece ulusunu barış içerisinde yaşatacağı inancıyla ülkesinin çeşitli yerlerinde tapınaklar yaptırmıştır.

Nemrut Dağı ve iki Arsameia şehrindeki kült yapılarıyla Kommagene Krallarının en ünlüsü olan 1. Antiochos devri (İ.Ö. 69-38), krallığın en müreffeh dönemdir. Kendi mezarını Nemrut Dağı’nın zirvesine, babası Mithridates 1. Kallinikos’un mezarını ise Arsameia’da Eski Kahta Çayının kenarına yaptıran 1. Antiochos, krallığını ekonomik ve kültürel yönden en üst seviyeye çıkartmıştır. 1. Antiochos’tan sonra Kommagene Krallığının parlak dönemleri, halefleri tarafından devam ettirilemez ve İ.S. 29 yılından itibaren Kommagene Kralları Roma tarafından atanır. İ.S. 72’de Romalılar’ın Kommagene’yi istila etmesiyle 200 yıllık krallığın bağımsızlığı tamamen sona erer ve bu tarihten sonra Kommagene toprakları Suriye’nin parçası olarak tarihteki yerini alır. (www.nemrut.gov.tr)

 
kRN9mY.jpg

Galeri Sayfasına Ulaşmak İçin Tıklayınız

(NOT : Yorumlarım; ziyaret ettiğim lokasyonla ilgili olarak mahallinde ve/veya daha sonra çeşitli kaynaklardan araştırarak edinebildiğim bilgilerdir. Herhangi bir politik/dini görüş içermemekte, eksikleriyle – hatalarıyla ve noksanlarıyla naçizane tarafımdan yapılmış derlemelerdir. Yanlış olduğu düşünülen bir husus tespit edildiği taktirde, yorum kısmında belirtilmesi halinde gerekli düzeltmeler yapılabilir.)

Yorum Yap

Yazar Hakkında

"Bilmemek değil, öğrenmemek ayıp" bakış açısından yola çıkarak, geride bıraktığım yarım asırlık zamana inat; teknolojik kolaylıkların da yardımıyla bundan sonra gezip, gördüğüm yerleri kendi bakış açımla ve olanca acemiliğim ve amatörlüğümle fotoğraflayıp (ki bu da genellikle cep tlf larıyla olur) @muzedelisi instagram hesabımdan yaptığım paylaşımları, instagram daki limitlere takılmaksızın, özgürce www.hepgezelim.com sitesinin sunduğu imkandan da faydalanarak, diğer gezi merakları ile de paylaşmak, diğer üyelerin paylaşımlarından yeni yerler, bilmediğim rotalar ve mekanları öğrenebilmek için buradayım :)

Yorum Yap

Yorumlar (2)

  1. Avatar
    5 ay önce

    Gün batımı harika olur

  2. Avatar
    5 ay önce

    Güneş’in doğuşunu izleyeceksiniz, havanın sıcaklığına aldanmayın ve sıkı giyinin. Aksi taktirde üşümekten olayın güzelliğini kavrayamıyorsunuz 🙂